BİYOÇEŞİTLİLİK VE BİZ

BİYOÇEŞİTLİLİK VE BİZ

Biz insanlar, varlığımızı sürdürebilmek için doğaya uyum sağlamalıyız. Suyu, havayı, toprağı kirletmemeli, canlı türlerini yani bir bakıma biyoçeşitliliği korumalıyız. Tüm yaşam biçimlerinin çeşitliliği olarak tanımlanabilen biyoçeşitliliğin zenginliği, biz farkında olmasak bile hayatlarımızda önemli bir rol oynar. İnsanların tarım ve teknolojide günümüzde bu kadar ilerlemiş olmalarının sebebi biyoçeşitliliktir. Bu çeşitliliği oluşturan bitki ve hayvan türleri tarım, eczacılık, tıp, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık ve sanayii alanlarında kullanılırlar. Bir ülkede canlı türlerinin zenginliği ne kadar fazlaysa, ülke ekonomisi de o kadar güçlenir.

Bitki çeşitliliğinin fazla olması erozyonun önlenmesi, havanın temizlenmesi, canlılara barınak sağlaması ve toprağın organikleşmesi gibi konularda fayda sağlayabilir. Ülkemize özgü olarak yetiştirilen çam, meşe ve palamut ormancılıkta; çitlembik, acur, yonca gibi sebze-meyveler ise tıpta insanlara yardımcı olabilir.

Hayvan türlerinin bize faydalarına gelince şunu söyleyebiliriz ki hayvanlar en eski zamanlardan beri bizim en büyük yardımcılarımız olmuşlardır. İnsanlar gerek avlayarak, gerek evcilleştirerek hayvanlardan gıda ihtiyaçlarını karşılamış, yeri geldiğinde onları ulaşımda, taşımacılıkta, giyimde ve tıpta kobay amaçlı kullanmışlardır. Birer hayvan olan böcekler çiçekten çiçeğe konarak tozlaşmayı sağlayıp ekosisteme katkıda bulunurlar. Bu sayede doğa tekrar sürekliliğini sağlamış olur.

Tüm bunlardan yola çıkarak anlayabiliriz ki biyoçeşitlilik, biz onun düzenini doğa dostu olmayan şekillerde bozmadıkça saat gibi işlemeye devam edecektir. Çünkü doğada her şeyin bir çözümü vardır. Bitkiler otçullara yem olur, otçullar etçillere. Bu böyle sürüp gider. Fakat unutmamalıyız ki doğanın bu düzenini koruyabilmesi için bizim canlı türlerine zarar vermememiz gerekmektedir. Ancak bu sayede dünya üzerindeki tüm canlılar tekrar dost olabilirler.

Ekin TOYGUR 7/C 305

admin

Yorumlar kapalı.